Blog'a dönSATIŞ

Rezervasyondan Sözleşmeye: Ön Satış Sürecinde Neler Takip Edilmeli?

15 Ağu 2026 · 5 dk okuma

Teklif ile sözleşme arasındaki rezervasyon adımı çoğu projede takipsiz kalır. Süre, stok etkisi, belge zinciri ve ölçülmesi gereken metrikler.

Teklifle sözleşme arasında bir boşluk var ve çoğu projede orası kayıt dışı işliyor. Müşteri "bu daireyi bana tutun" diyor, temsilci stok listesine el yazısıyla not düşüyor, hafta geçiyor, kimse dönmüyor. Daire hem satılmamış hem satılabilir değil.

Bu adımı yönetmek için beş şeyin yazılı olması yeterli: hangi bağımsız bölüm, hangi tarihe kadar, hangi koşulla, hangi belgelerle, kimin sorumluluğunda.

Rezervasyon nedir, ne değildir?

Rezervasyon bir satış değil. Belirli bir bağımsız bölümün, belirli bir süre için, belirli bir müşteriye tahsis edilmesi.

Bu tanımın içindeki "belirli bir süre" kısmı çoğu zaman atlanıyor ve asıl sorun oradan çıkıyor. Süresi olmayan rezervasyon, tahsis değil kilit. Daire stokta duruyor ama satılamıyor; başka bir temsilci aynı daireyi başka bir müşteriye gösteriyor; kampanya hesabı yanlış çıkıyor.

Bir de terminoloji karışıklığı var. Sahada "rezervasyon", "opsiyon", "ön tahsis", "kapora" birbirinin yerine kullanılıyor. Bunların operasyonel karşılıkları farklı olduğu gibi, para tahsili içerenlerin hukuki sonuçları da farklı. Şirket içinde hangi terimin ne anlama geldiğini yazılı hale getirmek, düşündüğünüzden çok daha fazla tartışmayı önlüyor.

Stok üzerindeki etkisi

Rezervasyon takibi aslında bir stok meselesi.

Sistemde daire durumu ikili olduğunda — müsait veya satıldı — rezerve dairelerin gidecek yeri yok. Temsilci ya "satıldı" işaretler (satış raporu şişer) ya "müsait" bırakır (çakışma çıkar). İkisi de yanlış.

En az üç durum gerekiyor: müsait, rezerve, satıldı. Dördüncü olarak "bloke" — yönetim kararıyla satışa kapatılan daireler için — çoğu projede işe yarıyor.

Rezerve durumu görünür olmadığında ortaya "hayalet stok" çıkıyor: kâğıt üzerinde müsait görünen ama fiilen tutulmuş daireler. Kampanya planlaması bu listeye göre yapılınca hedefler baştan hatalı kuruluyor. Stok takibinin satış sürecinin tamamını etkilemesinin en somut örneği bu.

Süre ve otomatik düşme

Her rezervasyonun bitiş tarihi olmalı ve bu tarih geldiğinde ne olacağı önceden karara bağlanmalı.

Süre uzunluğu projeye göre değişir. Kredi kullanacak alıcı için birkaç gün yetmez; peşin alıcıda süreyi uzun tutmak stoku boşa kilitler. Belirleyici olan, sürenin makul olması değil, tanımlı olması.

Süre sonunda ne olacağı da yazılı olmalı: daire otomatik olarak müsaite döner mi, bir kez uzatma hakkı var mı, uzatmayı kim onaylar? Uzatma yetkisi tanımlanmadığında rezervasyonlar sözlü mutabakatlarla süresiz uzuyor ve baştaki soruna geri dönülüyor.

Sürenin bitmesine yakın otomatik hatırlatma, bu akışın en çok işe yarayan parçası. Temsilciye "iki gün sonra düşecek" bildirimi gittiğinde, müşteriyle konuşulur ve karar netleşir.

Belge ve onay zinciri

Rezervasyondan sözleşmeye giden yolda birden fazla belge ve birden fazla onay var. Hepsinin tek kayıtta toplanması gerekiyor.

Takip edilmesi gerekenler:

  • Verilen teklif ve geçerlilik tarihi
  • İskonto talebi ve onay durumu — kim istedi, kim onayladı, hangi yetki sınırında
  • Ödeme planı ve müşteriyle mutabık kalınan versiyon
  • Ön bilgilendirme formunun teslim tarihi
  • Kredi başvurusu yapılacaksa banka ve başvuru durumu
  • Sözleşme randevusu

İskonto onayı özellikle kritik. Yetki sınırları yazılı değilse, temsilci sözlü onayla indirim taahhüt eder ve sözleşme masasında tartışma çıkar. Onay zinciri sistemde tutulduğunda bu tartışma kaydedilmiş bir karara dönüşür.

Teklif tarafındaki disiplin bu adımın ön koşulu — teklif takibinin nasıl kurulacağını ayrıca ele almıştık.

Mevzuat çerçevesi: bilinmesi gereken temel noktalar

Konut, tamamlanmadan ve bedelin tamamı veya bir kısmı önceden ödenerek satılıyorsa, işlem 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ön ödemeli konut satışına ilişkin hükümleri ile Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik kapsamına giriyor. Bu, operasyonu doğrudan etkileyen birkaç başlık doğuruyor.

Ön bilgilendirme formu. Yönetmelik uyarınca sözleşme kurulmadan en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesi gerekiyor. Bu, satış takviminde bir gün demek — randevu planlamasında hesaba katılmalı.

Şekil şartı. Ön ödemeli konut satış sözleşmesi resmî şekilde düzenleniyor. Masada imzalanan sıradan bir belge değil.

Cayma hakkı. Tüketicinin, gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin on dört gün içinde sözleşmeden cayma hakkı bulunuyor. Satıcı, tüketicinin bu konuda bilgilendirildiğini ispatla yükümlü — yani bilgilendirmenin kayda geçmesi önemli.

Sözleşme öncesi ödeme. Mevzuatta, geçerli bir sözleşme kurulmadan tüketiciden herhangi bir ad altında ödeme talep edilemeyeceğine ilişkin düzenleme yer alıyor. Bu, sahada yaygın olan "kapora alıp daireyi tutma" pratiğini doğrudan ilgilendiriyor.

Teslim süresi. Kanun teslim süresine üst sınır getiriyor; bu sınır 2022'deki değişiklikle güncellendi. Sözleşme hazırlığında yürürlükteki metnin kontrol edilmesi gerekiyor.

Buradaki bilgiler genel çerçeveyi özetliyor; bir projeye uygulanması hukuki değerlendirme gerektirir ve mevzuat metinleri değişebilir. Sözleşme ve tahsilat pratiğinizi hukuk danışmanınızla birlikte gözden geçirmeniz, güncel metinler için de Ticaret Bakanlığı ve mevzuat.gov.tr kaynaklarına başvurmanız yerinde olur.

Operasyon açısından çıkarılacak sonuç şu: rezervasyon adımı yalnızca bir satış tekniği değil, belge ve zamanlama yükümlülükleri olan bir süreç. Kayıt tutmak, uyum tarafında da işinizi kolaylaştırıyor.

Ödeme planı ve tahsilat takibi

Sözleşme imzalandığında satış bitmiyor; taksitli yapıda uzun bir tahsilat dönemi başlıyor.

Rezervasyon aşamasında konuşulan ödeme planının, sözleşmedeki planla birebir aynı olması gerekiyor. Aradaki fark — peşinat oranı, vade sayısı, ara ödeme tarihleri — sonradan uyuşmazlık üretiyor. Planın hangi versiyonunun müşteriye sunulduğu ve hangisinin kabul edildiği kayıt altında olmalı.

Gecikme takibi de satış ekibini ilgilendiriyor. Ödemesi aksayan müşteriye ilk dönüşü yapan genelde muhasebe oluyor, oysa ilişkiyi kuran temsilci. Kimin, hangi eşikte devreye gireceği yazılı bir kural olmalı.

Sözleşme sonrası devir

Satış tamamlandıktan sonra müşteri satış ekibinin gündeminden düşüyor — ama müşterinin şirketle ilişkisi teslime kadar sürüyor.

Bu devrin tanımlı olması gerekiyor: kayıt hangi ekibe geçiyor, müşteri hangi kanaldan iletişim kuracak, inşaat ilerlemesi hakkında kim bilgilendirecek? Devir tanımsızsa müşteri satış temsilcisini aramaya devam ediyor, temsilci de yeni satış yerine geçmiş müşterilerin sorularını yanıtlıyor.

Teslim öncesi dönem aynı zamanda referans satışının kaynağı. Bu dönemi kayıtsız bırakmak, en ucuz lead kanalını kapatmak anlamına geliyor.

Ölçülmesi gereken üç şey

Rezervasyondan sözleşmeye dönüşüm oranı. Bu oran düşükse ya rezervasyon çok kolay veriliyor ya sözleşme adımında bir engel var — genelde ödeme planı ya da kredi.

Rezervasyonda geçen ortalama süre. Uzuyorsa stok gereksiz yere kilitleniyor demektir.

Düşen rezervasyonların nedeni. Sabit liste kullanın: kredi çıkmadı, fiyat mutabakatı sağlanamadı, müşteri vazgeçti, başka daireye geçti, iletişim kurulamadı. Bu veri olmadan rezervasyon politikasını iyileştirmek mümkün değil.

Bu üç metrik, satış raporlamasının içine yerleştirildiğinde teklif ile sözleşme arasındaki kör nokta kapanıyor.

Rezervasyon, stok ve teklif aynı sistemde tutulduğunda çakışma da veri kaybı da ortadan kalkıyor. Proje CRM'in stok ve teklif modüllerini ürün sayfasından inceleyebilir, kendi ödeme planı yapınızla demo talep edebilirsiniz.

Satış operasyonunuzu Proje CRM ile yönetin

Ücretsiz Demo Talep Et